AIDS Nedir ?

Klamidya

Türkçesi Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu olan AİDS, HIV adındaki virüsün neden olduğu, kan yolu, cinsel ilişki, anneden bebeğe doğum sırasında veya emzirme yoluyla bulaşan bir hastalıktır. HIV virüsü, vücuda girdiğinde hastalığa karşı direnç göstermemizi sağlayan bağışıklık sistemimizi yok eder. Böylece başka hastalıklara yakalanmamız çok kolaylaşır ve en basit bir soğuk algınlığına bile vücudumuz direnç gösteremez. Vücudunuzda, HIV virüsü olması, AIDS olduğunuz anlamına gelmez. Hem kadında hem erkekte görülen AIDS, her yaşta ortaya çıkabilir. Bu aşamada kişiye AIDS bulaşıp bulaşmadığı sadece yapılan kan testi ile anlaşılabilir.

Fakat bu virüs, vücuda girdikten hemen sonra hastalık görülmez. Ayrıca, bu virüsün vücutta bulunduğunu gösteren herhangi bir şikayet ya da belirtiye rastlanmayabilir. AIDS' e sebep olan HIV yalnızca yapılan kan testleri sonucu farkedilir. Yaklaşık 10-12 yıl sonra AIDS belirtileri görülmeye başlar. Bu zamana kadar kişi, virüsü başkalarına bulaştırabilir. Bu zaman süresince HIV Pozitif bir kişi hasta olmayabilir, ve AIDS'e dönüşmeden yıllarca sağlıklı olarak yaşayabilir.

İlk olarak 1981 yılında ABD’de ortaya çıkan bu hastalık, keşfinden hemen sonra hızla yayılarak; erkek, çocuk, siyah, beyaz, Latin, Asyalı, zengin, fakir demeden bir çok insanın ölümüne neden olmuştur. Ülkemizde 1985 yılından itibaren görülmeye başlanmıştır. Ülkemizde, Sağlık Bakanlığının 2014 verilerine göre, 8000’ e yakın hastanın olduğu saptanmıştır. En çok; İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa gibi büyük ve turistik yerlerde görülmektedir. Bunun en büyük sebebi de korunmasız cinsel ilişkidir. Hastalığa yakalananların yaklaşık üçte biri kadındır. Ülkemizde heteroseksüel erkeklerde çok görülse de homoseksüel ve biseksüel erkekler, madde bağımlısı kişiler ve hemofili hastalarında da bir hayli fazla görülür. Bir grup hastada ise hastalığın bulaşma nedeni bilinmemektedir. Günümüze kadar dünyada AIDS'ten 225.000 kişinin öldüğü kaydedilmiştir.

AIDS için halen kesin olarak bilinen bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. AIDS'ten korunmak bu tehlikeli ve ölümcül virüsün yayılmasını önlemek için uygulanabilecek tek yoldur. HIV, Human Immune Deficiency Virus, vücut bağışıklık sistemi virüsü, AIDS tamamen vücut bağışıklık sistemi ile ilgili olduğundan, hastalığa sebep olan virüse bu isim verilmiştir. Virüs,insan vücudunun hastalıklara karşı direncini sağlayan bağışıklık sistemini etkisiz hale getirmektedir. Vücut bağışıklık sisteminin etkisiz hale gelmesi, virüsten etkilenmeden önce kolayca baş edebildiği diğer hastalık mikroplarıyla artık çarpışamayacak duruma gelmesi demektir. Bu da basit bir enfeksiyonun bile ölümcül hale gelmesine sebep olabilir. AIDS hastalarının yarısından çoğu bağışıklık sistemlerinin etkisiz hale gelmesi yüzünden basit enfeksiyonlara yenilerek hayata veda etmişlerdir.

İnsan vücudu bir defa HIV virüsü ile enfekte olmuşsa artık bu virüsün hiçbir şekilde yok edilmesi yada vücuttan atılması mümkün değildir. Fakat, virüsün etkilerine engel olmak için bir takım ilaçlar geliştirilmiştir. Bunlardan ilki ve ençok bilineni AZT (Zidovudine) adı verilen ilaçtır. Bu ilaç virüsün çoğalmasını engellemektedir. AZT AIDS sebep olan HIV virüsünün meydana getirdiği belirtilerin görünmesini engellemekte ve AIDS hastasının yaşamının belli bir süre uzamasını ve daha kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamaktadır.

Bilim adamları AIDS'le savaşabilmenin diğer yollarını aramaya devam etmektedirler. Son yıllarda bu konuda büyük gelişme kaydedilmiştir. AIDS'e karşı korunmak için aşıların testleri halen deneysel aşamadadır. 2010 yılının başlarından itibaren bu konuda başarılı sonuçlar kaydedilmektedir.

AIDS vücudun bağışıklık sistemini çökerten, bulaşıcı bir hastalıktır. Bu sistemin çöküşü ile AIDS hastaları öldürücü olabilen bir dizi sağlık sorununa maruz kalır. AIDS oluşumuna neden olan virüse, HIV adı veriliyor. HIV vücuda girdiğinde bu kişiye 'HIV POZİTİF' deniliyor. Bu kişiler tamamen sağlıklı görünebilirler. Dış görünüşlerinde hiçbir hastalık belirtisi olmamasına rağmen bu kişiler hastalığı başkalarına bulaştırırlar.